Powered by ZigaForm version 2.9.6

Düzenli Uyku, Bağışıklık Sisteminin Gizli Gücü

Uyku hormonu olarak bilinen melatonin, serbest radikaller ve diğer toksinlerle savaşan mükemmel bir antioksidandır. Bu sebeple kaliteli bir uyku, sağlıklı bir bağışıklık sisteminin yapı taşlarının başında gelir.

Daha sağlıklı ve daha kaliteli uzun bir yaşam için uykunuzu ve uykuya ayırdığınız saatleri önceliğiniz haline getirin.

Günden kazanmak için uykusundan kısanlardan mısınız? O halde size kötü bir haberimiz var; uykunuzdan çaldığınız her saat, bedeninizin 24 saatlik uyku ritmine ve düzenine olumsuz katkı yapıyor.Daha sağlıklı ve daha kaliteli uzun bir yaşam için uykunuzu ve uykuya ayırdığınız saatleri önceliğiniz haline getirmelisiniz.

İnsanların 24 saatini içeren biyolojik saati “Sirkadyen Ritim” ışık, beden ısısı gibi faktörlerden kolayca etkilenir ve hormon salınımımızı, hücre yenilenmesini, beden ısısını, iştah durumumuzu, fiziksel/zihinsel anlamda zindeliğimiz ile uykumuzun kalitesini etkiler.

Beynimizde yer alan sirkadyen saatimiz, retinadan gelen bilgiler ışığında gün ve gecelerin uzunluğu hakkında bilgi sahibi olur, bu bilgiyi yorumlar ve pineal bezlerimize aktarır. Bu sayede bedenimiz sirkadyen saatimizden aldığı bilgiler ile hareket etmeye, gün ışığında daha fazla serotonin, adrenalin ve kortizol hormonu salgılamaya başlar. Sabahları uyanmak ve harekete geçmek gibi eylemler işte bu hormonlar sayesinde mümkün olur.

Gün ışığı akşam saatlerine doğru azalmaya başladığında, gündüz saatlerinde salgılanan serotonin hormonu yerini uyku hormonu olarak bilinen melatonine bırakır, aktif olan diğer hormonların salınımı yavaşlar ve beden ısımız düşüşe geçer. Gece boyunca salgılanmaya devem eden melatonin, beynimiz ve göz kapaklarımız sayesinde yeniden gün ışığına kavuşuncaya kadar görevini yapmaya devam eder.

Denge bozulursa

Doğa tarafından kurulmuş olan bu mükemmel denge çevre ve iklim değişikliği, seyahat, hastalık, günlük rutinde yaşanan değişimler sonucu değişimler gösterebilir. Örneğin iki farklı saat dilimi arasında seyahat eden herkes “jet lag” olarak bilinen yorgunluk, uykusuzluk, beslenme düzeninde değişiklik, denge bozukluğu ve sindirim sisteminde aksamalar gibi etkileri deneyimleyebilir.

Bağışıklık sistemimiz üzerindeki etkileri

Belirli bağışıklık hücreleri uyku sırasında artış gösterir ve bu sayede gece onarım ve iyileşme açısından en mükemmel zamandır. Ayrıca, uyku hormonu olarak bilinen melatonin serbest radikaller ve diğer toksinlerle savaşan mükemmel bir antioksidandır. Bu sebeple kaliteli bir uyku, sağlıklı bir bağışıklık sisteminin yapı taşlarının başında gelir.

Ritmimizi nasıl koruruz?

Gün boyunca uyanık olun: Gün ışığı sirkadyen ritmimiz üzerinde etkili olan faktörlerin başında gelir. Uyanık kalmanız gereken saatlerde doğal güneş ışığından faydalanın.

Karanlıkta uyuyun: Uyku hormonlarınızdan daha fazla faydalanmak için perdelerinizden veya uyku sırasında takabileceğiniz göz bantlarından yardım alın.

Gün batımını takip edin: İyi bir uyku için en ideal saat akşam  22:00- 23.00’tür. Gün batımından yaklaşık üç dört saat sonra uyumaya programlanın.

Uyku saatlerinizi düzene koyun: Akşam öğünlerinizi hafif tutmaya, stres dolu televizyon programlarından kaçınmaya, yorgunluğunuzu geride bırakmaya ve rahat bir uyku düzeni kurmaya özen gösterin.

Güne güzel başlayın: Her yeni güne başlarken perdelerinizi açın ve güneşi içinize çekin. Eğer imkanınız varsa birkaç dakika dışarıda kalarak temiz hava almaya çalışın.

Uyku bozuklukları; insomnia, hipersomnia ve parasomnia olarak üç ana grupta toplanır. İnsomnia uykuya dalış zorluğu ve geceleri sık sık uyanma veya sabahları çok erken uyanıp bir daha uyuyamama gibi uykuya devam etme zorluğudur. Hastalar tarafından kısaca uykusuzluk olarak da tanımlanır.Hipersomnia aşırı uyku, parasomnia ise uykuda konuşma, uykuda yürüme gibi anormal uyku davranışlarıdır.

Uykusuzluğun nedenlerini kısaca şöyle sıralamak mümkün:

• Psikofizyolojik

• Psikiyatrik bozukluklar örneğin depresyon

• Medikal hastalıklar (Ateş- ağrılı durumlar, hipertiroidi vd.)

• Alkol ve ilaçlar

• Merkezi sinir sistemi uyaranlarının kronik kullanımı (Amphetamine , caffeine)

• Merkezi sinir sistemi  depresanlarının  toleransı veya kesilme durumlarında

• Kronik alkolizm

• Uykuya bağlı solunum bozuklukları

• Uyku apne sendromu.

Uykusuzluk çok ciddi bir sorundur. Hastanın kapsamlı ve ayrıntılı bir öyküsünü almak şarttır. Uyku bozukluklarında yapılacak düzenlemeler, diyet ve fizik aktivitenin düzenlenmesi, psikoterapi, farmakolojik, nöralterapi, manyetik alan terapisi ve akupunktur gibi çok yönlüdür. Söz konusu olan bir rahatsızlığınız var ve uykuya dalmakta sorun yaşıyorsanız zaman kaybetmeden bir uzmana görünmenizde fayda var. Uykusuzlukla mücadele çok önemlidir.

PROF. DR HÜSEYİN NAZLIKUL

Sizi Geri Arayalım
KAYDI TAMAMLA

Dilerseniz Sol Tarafta Bulunan Form Aracılığıyla Arama Kaydı Bırakabilir Ya Da Telefon Numaramızdan
Bize Ulaşabilirsiniz 

+90 (212) 219 19 12