Powered by ZigaForm version 2.9.6

Neden Yorgunuz?

“Bedenimizin dinlenebilmesi için her tarafımızı saran elektrik ağından çıkması gerekiyor. Bunu yapamadığımız için sürekli gergin, stresli ve yorgunuz.”

“Bedenimizin dinlenebilmesi için her tarafımızı saran elektrik ağından çıkması gerekiyor. Bunu yapamadığımız için sürekli gergin, stresli ve yorgunuz.”

“Yerkürenin ve atmosferin bir çekim gücü var ve bizler bu iki büyük çekim alanında kendi elektrik bedenimizle bir denge halinde yaşıyoruz. Yani yaratılışımızın doğalı ve doğası bu!”

Tüketim toplumuyuz. Çok hızlı tüketiyoruz. Hem de her şeyi. Parayı, sevgiyi, zamanı, bilgiyi…

Güne çalan telefon alarmlarımızla hızla yataktan koşarak başlıyoruz. Çocuklarımızı okula, kendimizi işimize yetiştirmeye çalışıyoruz. Gün içinde hızlı teknolojik araçlarla iş görüyoruz. Her şeyi google’dan buluyoruz. Her şeye çabuk ulaşıyoruz. Ama çabuk ulaştığımız her şeyin kıymeti az, tüketimi hızlı oluyor. Günün sonunda eve “yetişiyoruz”. Ailemize yemek yapma telaşına düşüyoruz. Hızla yiyoruz yemeklerimizi. Sonra çocuklar ödevlerini yetiştiriyor, bizler de dizilere yetişiyoruz. Ve yorgun daha yorgun uykuya koşuyoruz telaşla. Ve uykuda bile zaman daha çabuk tükeniyor sanki.

Demem o ki, hızlı yaşıyoruz. Teknoloji bize yetişemiyor aslında. Üst model telefonlar, daha hızlı bilgisayarlar, daha hızlı arabalar, daha teknolojik evler. Ama hayatımız kolaylaşacağına daha yorgun ve daha zamansızız hepimiz.

Neden daha yorgunuz artık?

Bir yerde okumuştum: Kızılderili bir kafile, Amerikalı bir iş adamı grubunu gezdiriyormuş. Amerikalıların hızlı adımlarına yetişmeye çalışan Kızılderililer bir süre sonra yere çömelmişler. Bunu gören ve şaşıran Amerikalılar, kabilenin en yaşlısına: “Neden gezimizin daha başındayken oturdunuz? Hadi kalkın devam edelim, daha göreceğimiz çok şey olmalı?” diye sormuş.  Yaşlı ve bilge adam: “Siz o kadar hızlı hareket ediyorsunuz ki, bizim ruhumuz geride kalıyor. Ruhlarımızın gelmesini bekliyoruz.”  İşte biz de hızlı yaşamlarımızın içerisinde ruhumuzu ihmal ediyoruz. Bu sebeple daha yorgunuz.

Son yıllarda bunun bilincine varmaya başladık ve bu sebeple pek çok enerji çalışması yapıldı. Bu sefer de bir enerjidir, bir spirütüelliktir gidiyor. Bilen de, bilmeyen de atıyor kendini bu çalışmaların içine. Ama bu benim konum değil. Ben neden daha yorgun olduğumuzu anlatmak istiyorum.

İnsan vücudu elektriksel bir bedendir. Hücrelerimiz elektriksel ileti ile çalışır. 90 MV’lik bir akımın iletisi ile çalışır bu mükemmel makine. Ancak yaşadığımız ortamlara da bir bakalım; Uydular ile bağlantı halinde yürüyoruz. Cep telefonlarımızın hepsinde internet bağlantısı var. Ofislerimiz bir kablo ağı halinde. Evlerimizde de internet var. Üstelik kablosuz bağlantı her yerde. Akıllı binalarda yaşanıyor. Her şey uzaktan kumandalı; klima, kapılar, elektrikli tüm aletler. İş yerlerimiz de öyle, camları bile açılmıyor. Hafta sonu gidilen alışveriş merkezleri, tam bir elektrik dünyası! Televizyon karşısında uyuyoruz, kucağımızda uzaktan kumanda, üzerinde ipad ve yanımızda internet bağlantılı akıllı telefonlarla.

Yorgunuz! Bedenimiz iyi bile dayanıyor bence…

Bedenimizin dinlenebilmesi için bu elektrik ağından çıkması gerekiyor. Bunu yapamadığımız için sürekli gergin, stresli ve yorgunuz. Yorgunluğumuzun beslenme bağlantılı “latent asidoz” gibi sebepleri de var ama bunu da bir başka yazımda paylaşacağım sizlerle.

Normal koşullarda yerkürenin ve atmosferin bir çekim gücü var. Ve bizler bu iki büyük çekim alanında kendi elektrik bedenimizle bir denge halinde yaşıyoruz. Yani yaratılışımızın doğalı ve doğası bu! Ancak insan yapımı bu modern ve maalesef hızla alıştığımız, konforlu yaşam şekilleri bizim dinlenmemize engel oluyor.

Hani bilgisayar başında çok kalırsak gözlerimiz yanar; AVM’lerde çabuk yoruluruz, ısınırız, ateş basar; cep telefonunda uzun konuşursak kulağımız ısınır ya… İşte bunların hepsi yoğun elektriksel alana maruz kaldığımız için oluyor. Bedenlerimiz bu elektriksel alanlar içinde sürekli bir dinlenememe durumu ile baş etmeye çalışıyor. Sonuç ise; kimi zaman kronik yorgunluk, kimi zaman sebepsiz gerginlik, kimi zaman ağrılı hastalıklar…

Peki, ne yapmamız gerekiyor? Büyük şehirleri ve bu konforlu hayatlarımızı terk mi etmemiz gerekli? Buna “evet” demek, en azından kendim için bile gerçekçi bir cevap olamaz. Ama alabileceğimiz bazı önlemler var tabi:

  • Uyuyacağınız odada elektrikli bir cihaz bulundurmayın.
  • Cep telefonlarınızı sürekli olarak üzerinizde taşımayın.
  • Cep telefonlarınızı kulaklıkla kullanın.
  • Ve mümkün olduğunca az konuşmaya özen gösterin.
  • Dinlenme zamanlarınızı açık havalarda geçirmeye özen gösterin.
  • Her fırsatta doğaya çıkın.
  • Elektromanyetik alan koruyucu cihazlar kullanın.
  • Akıllı telefonları çocuklarınızın oyuncağı yapmayın.

Sağlıkla kalın…

PROF. DR HÜSEYİN NAZLIKUL

Sizi Geri Arayalım
KAYDI TAMAMLA

Dilerseniz Sol Tarafta Bulunan Form Aracılığıyla Arama Kaydı Bırakabilir Ya Da Telefon Numaramızdan
Bize Ulaşabilirsiniz 

+90 (212) 219 19 12